AdSense kazancı = Impression-count X Click-though-rate X Cost-per-click X smart-pricing-factor. kendi sitenizi görmeniz ban’lanmanıza yol açmaz. Yalnızca reklamlara tıklamadığınızdan emin olun. Ancak sürekli sayfanızı yeniden yükleyerek sayfa görüntülenme sayınızı arttırmanız ban’lanmanıza sebep olur. Click-through-rate (CTR) tıklanmanın görüntülenmeye oranıdır. 0.1% ila 30% arasında olabilir, ama genellikle 1% ile 10% arasındadır.
Tags: adsense başvurmak, adsense hakkında bilinmeyenler, adsense nasıl başvurulur, daha çok kazanmak için, google adsense için, google adsense nedir, nasıl açılır, nasıl daha çok kazanılır
Bir çoğumuzun korkulu rüyası ÖSS, artık kabus olmaktan çıkıyor Tags: okunmuş pirinç, öss den önce, üflenmiş pirinç
Geçtiğimiz günlerde; Diyarbakır 1. Sulh Ceza Mahkemelerinin verdiği kararla türkiyede erişime kapatılan ve patenti “google” a ait olan blog servisi (blogger) Türkiye de tekrar kullanıma açılmıştır.
Türkiye de yaşayan bir blog yazarı olarak, türk yargısının internetteki bu tutumunu ve etkisini doğru bulmuyor ve karartmak yerine çözüm aramalarını tavsiye ediyorum !
Mehmet LALE - LaLeBloG
Tags: blogger açıldı, diyarbakık 1. sulh ceza mahkemesi, kapanan siteler, kapatıldı, tarafından, türk telekomun, yine kapatıldı
Facebook profillerini gezerken kimin ne kadar arkadaşı olduğuna fazla önem veriyorsanız, siz de “arkadaşlık müptelalığına” yakalanmış olabilirsiniz.
Her şey dostluk, sevgi, barış için; Facebook dahil. Sosyal arkadaşlık sitesinin bağımlılık yaptığını görmek için doktor olmaya gerek yok. Ancak Facebook, kullanıcıları başka bir noktadan vuruyor. Sitede profil açan çoğu kullanıcı kendini kaybedip daha fazla arkadaş edinme yarışına girerek, kendini sürekli yetersiz hissetmeye başlıyor. Bağımlılık uzmanı David Smallwood’a göre bu da insanları dışlanmışlık hissine karşı savunmasız bırakıyor.
Tags: bagımlılık yapıyor, facebook ayarları, facebook bağımlılığı, facebook bağımlılık yapıyor, facebook haberi, facebook hakkında, feysbok, feysbuk, haberi, yapıo
Toyama üniversitesinden Makoto Nakamura, organ bağışı yetersizliğinin ölümlere yol açtığını görünce buna çare bulmak istedi ve günün birinde beyninde bir ışık yandı: İnsan hücrelerini mürekkepli yazıcı gibi püskürterek organ oluşturacaktı…
Yazıcının püskürttüğü mürekkep damlacıklarının, insan hücreleriyle aşağı yukarı aynı boyutlarda olduğunu fark eden Nakamura, milyonlarca damlacığın bir araya gelerek fotoğrafı ortaya çıkarmasının az karmaşık bir şey olmadığını gördü. Bu yöntemi, insan organı üretmek için kullanabileceğini düşünen araştırmacı, önce bir organın üç boyutlu kesitini çıkaran ve hücre dizilimini gösteren program üzerinde çalıştı. Uzun çalışmalar sonunda Epson firmasının yetkililerini ikna etmeyi başaran araştırmacı, oradan aldığı teknik destekle hücreleri belli bir modele göre mürekkep gibi kat kat püskürtebilen yazıcı geliştirdi.
Tags: insan organı, yazıcı, yazıcı ile insan organı üretilecek